Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi önümüzdeki yıl açılacak

Basın Yayın Birliği ve Öncü Eğitimciler Derneği’nin düzenlediği “Okuma Kültürü Çalıştayı” kapsamında AK Parti Eskişehir Milletvekili Nabi Avcı moderatörlüğünde bir panel gerçekleştirildi.

Cumhurbaşkanlığı Umumi Sekreter Yardımcısı ve Sözcüsü İbrahim Kalın, paneldeki konuşmasında, insanın yeryüzündeki varlığını anlamlandırması için yapabileceği en mühim eylemlerden birinin “okumak” olduğunu dile getirerek, “Okumak, yaşam yolculuğunda yanımıza almamız gereken en mühim azıklardan bir tanesi. Hayatımızı anlamlandırmak için atmamız gereken, yapabileceğimiz en mühim eylemlerden birisidir” dedi.

Kalın, herkesin hayatında mutlaka bir okuma disiplini olması ve okumanın insanı bugüne, yarına hazırlayan, varlığı yarına taşıyabilecek bir eylemler bütünü olarak görülmesi gerektiğini belirtti.

“Yazma ve yazdırma noktasında ara katetmeliyiz”

İstenilen noktaya ulaşmak için kullanılan enstrümanların da iyi olması gerektiğini vurgulayan Kalın, şunları anlattı:

“Bizim eğitim sistemimizde de maalesef sadece okuma noktasında değil, yazma ve yazdırma noktasında da almamız gereken ağırbaşlı mesafeler var. Yurt dışında öğretim üyeliği yaparken, öğrencilere ödevler, devre ödevleri veriyorduk. Kabaca bir hesap yapmıştım o zaman, ABD’de ortalama bir üniversite öğrencisi 4 sene boyunca müfredatın gereği olarak 600-700, bazı durumlarda 800-900 kitap okuyor, okumak zorunda. Bundan daha önemlisi, toplamda yazdığı ödevlerin yekünü 2 bin sayfadan fazla tutuyor. 4 yıllık bir üniversiteyi bitiren bir öğrenci, A4 kağıdıyla 2 bin sayfalık ödevler bütünü yazmak zorunda. 2 bin sayfa ova yazmak demek 1-2 kitap yazmak gibi bir şeydir. Bu, kendimizi anlatım etme noktasında olanak ve kabiliyetlerimizi geliştirmemiz açısından önemli.”

“Türkçe’nin imkanlarını yeteri kadar keşfedebilmiş değiliz”

Kalın sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz hala Türkçe’nin hem okuma hem yazma anlamında imkanlarını yeteri kadar keşfedebilmiş değiliz. Kullandığımız kelimelerin sayısı belirli. Halbuki Türkçe’nin imkanlarını hak ettiği şekilde kullanmayı başarabilsek, hem okuma kültürümüzün hem ova kültürümüzün fazla ağırbaşlı şekilde ilerleyeceğini fazla rahatlıkla söyleyebiliriz. Dilde yaşadığımız fakirleşme, bizim zihin, ufuk, gönül, us dünyasında yaşadığımız fakirleşmeyle atbaşı gidiyor. Zihin ve us dünyamızda, tasavvur dünyamızda fakirleştiğimiz oranda da dilimizin olanak ve kabiliyetleri giderek köreliyor, bunları daha fazla kaybetmeye başlıyoruz. Halbuki bunun için hususi çabamızın olması lazım. Bu da ancak ağırbaşlı okuma yaparak, ağırbaşlı okur profilleri oluşturarak, yazmayı ihmal etmeyerek elde edebileceğimiz bir neticedir.”

“Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi önümüzdeki sene tamamlanmış olacak”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla 2 sene evvel Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi kurulması için yola çıkıldığını hatırlatan Kalın, şöyle konuştu:

“İnşallah önümüzdeki sene bu zamanlar Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi tamamlanmış ve hizmete açılmış olacak. Yaklaşık 130 bin metrekare kapalı alana sahip, 5 milyon üstü kitap kapasitesi olacak bir Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi inşa ediliyor. Burası 24 saat aleni olacak. Her ıslak grubundan okuyucuya hitap edecek. Hatta öyle bir çalışma yapıldı ki orada 5-10 ıslak grubu, 10-15 ıslak grubu ve 17-18 grubu için yaşlılar için ayrı kitap bölümleri var. Herkes girip bir yerde dolanmayacak, kendi bölümlerinde de istedikleri vakit kitaplarını okuyabilecek, sohbet edebilecekler. Nadir eserler bölümümüz fazla zengin. Şu ana kadar fazla mühim koleksiyonları da Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi’ne kazandırdık. Bugün itibarıyla envanterimiz yaklaşık 1,2 milyona ulaştı. İnşallah önümüzdeki sene kütüphanenin açılışıyla beraber bu rakamı 1,5 milyona doğru zorlayacağız. Asıl önemlisi, Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi’nin hem Türkiye’de kütüphanecilik standartlarına yeni bir ebat katacağını hem de okuma yazma kültürümüzü inşallah bir üst seviyeye taşıyacak imkanları sunacağını düşünüyorum. Çünkü orası hem bir umumi okuyucu kütüphanesi aynı zamanda bir araştırma kütüphanesi olacak.”

“Hikayelerimizi ve masallarımızı unutmaya başladık”

Kalın, Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi’nin, okuma faaliyetleri, yazar konuşmaları, kitap sohbetleri, sergiler gibi etkinliklerle Türkiye’de okuma ve yazma kültürüne ağırbaşlı katkı sağlayacağını dile getirerek, “Bu kütüphanenin hikayesi de bir anlamda bizim yaşadığımız hikayenin bir parçası. 50-100 sene sonra yazıldığı, anlatıldığı vakit bugünlerde iç politikada, hariç politikada, bölgede, dünyada yaşadıklarımızla enlem şekilde bu kütüphanenin hikayesi de yazılacak. Biz hikayesi ve masalları olan bir milletiz. Biz, hikayelerimizi ve masallarımızı unutmaya başladık. Unuttuğumuz için de başkalarının masalları, hikayeleri üzerinden kendi serüvenimizi anlamaya ve insanlığın yeryüzündeki hikayesini anlamlandırmaya çalışıyoruz. Halbuki o kadar varlıklı birikimimiz, kültürümüz, mirasımız var ki bunu yaşayan, diri bir anane haline getirmek sorumluluğu da bize ait. Biz kendi masallarımızı, hikayelerimizi hatırlayabilirsek, bunları yeniden anlatmayı becerebilirsek, başkalarının hikayelerini elbette bir zenginlik olarak görür ve değerlendiririz, ama kendimizi başkalarının aynasında görme garabetinden de en kısa zamanda kurtuluruz” diye konuştu.

Kaynak: AA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir